Özgün ER Kim?

Merakla başlayan bir hayat

2000 yılının Kasım ayında dünyaya geldim ve o günden bu yana parçaları bir araya getirmekle uğraşıyorum. "Bu benim alanım değil!" demekten ziyade "Bu neymiş?" diyen biriyim.

Eğitim hayatım

Maltepe Anadolu Lisesi (Şimdiki adıyla Maltepe Fen Lisesi) ve Doğuş Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği'nden ibaret bir akademik geçmişim var. İş hayatımsa biraz daha renkli.

İş hayatına ilk adım

Okuduğum bölümü anlamak adına, hazırlık senemde bir yazılım şirketinde idari işler asistanı olarak işe girdim. Gerçekten ünvanımın karşılığını verirken bir yandan da yazılımcılar ve yazılım dünyasıyla tanışıyordum.

Pandemi ve oyun geliştirme

Ardından hayatımıza giren COVID-19 pandemisi ile ben de herkes gibi bir laptop bir internet ile birtakım işleri yoklamaya başladım. İlk ilgimi çeken dijital oyun geliştirme alanı oldu. Unity ve Blender ile dolu birkaç pandemi ayından sonra, Google Oyun ve Uygulama Geliştirme Akademisi'ne kabul edildim. İlk defa bir ekiple yazılım projesi geliştirme fırsatım oldu.

Grafik tasarımla tanışmam

Akademinin ardından grafik tasarıma meyletmeye başladım. Şahsi 1-2 görsel düzenleme, logo ya da afiş tasarlama ihtiyaçlarım hasıl olunca Adobe Photoshop ve Adobe Illustrator öğrendim. Pandemi yıllarında freelancer olarak birkaç iş yaptım. -Çoğu ücretsizdi. Sadece özel günlerde aranıp hatırımın sorulmasıyla mahsuplaştım-

Dijital pazarlamaya yöneliş

2023 yılına geldiğimizde, o güne kadar edindiğim becerileri harmanlayacak yeni bir alan arıyordum. Gelecek kaygıları, 20'li yaşlarındaki her gence pompalanan o "Çok zengin ve başarılı olmalısın!" öğretileri ve potansiyelime olan inancımın bir araya gelmesiyle, herhangi bir konumdan bağımsız bir iş modeli oluşturmak istedim. Kutay Koç ile birkaç hafta kafa patlattıktan sonra dijital pazarlamada karar kıldık.

Flexit yolculuğu

Flexit Dijital Pazarlama işte böyle doğdu. Sosyal medya yönetimi, içerik çekimleri, dijital reklam yönetimi, marka konumlandırma gibi alanlarda deneyim biriktirmeye başladık. Güzellik merkezleriyle, endüstriyel makine çözümleri ve yat aksesuarları sunan firmalarla, ayrıca kişisel markalarla çalıştık. Bunların yanı sıra tek seferlik projeler de üstlendik. Dijital ortamlarda ve yüz yüze buluşmalarla yüzlerce insanla tanıştık. Yaklaşık 18 aylık kısa bir yolculuğun ardından ortaklığımızı sonlandırmış olsak da hâlâ enseye şaplak seviyesindeki dostluğumuz devam eder.

MillenWork’ün doğuşu

Ortaklığımız sonlanmıştı ama benim sektörüm hâlâ bu olmalıydı. Çünkü yaptığım işten keyif alıyordum. 2025'in Ağustos ayına geldiğimizde bir başka eski dostum, yazılım mühendisi Enes Altan ile MillenWork'ü kurduk. Hemen hemen aynı iş tanımlarına sahip yeni ajansımız adını, iki milenyum doğumlu ortağın çalışmalarına ithafen (Millen ve Work) kelimelerinin bir araya gelmesinden aldı. Ama bu sefer portföyümüze katılan markaları adeta bir ahtapot gibi sarmaya başladık. Sosyal medyanızı yönetmemizi mi istiyorsunuz? Güzel, o zaman e-ticaret altyapınızı da yöneteceğiz. Cüretkâr yeni tavrımızla bugün aynı işi yapmaya devam ediyoruz.

İşin ötesinde

Özgün hakkındaki her şey bunlardan ibaret değil elbette. Henüz keşfetmediğim çoğu şey sırtımda bir kaşıntı gibi hissettirdiğinden gezmeyi, sohbet etmeyi ve bunları kayda almayı severim. Seyahatlerim sayfası ve "Lafı Açılmışken" adlı videocast programım bu yüzden varlar.

Seyahatlerim

Seyahatlerim çoğunlukla rahatsız edici derecede merakla etrafı inceleyerek ve her zaman gittiğim yerin insanlarıyla sohbet ederek geçer. Seyir zevki yüksek çekimler maalesef yapamam çünkü tenezzül etmem. Gittiğim yerlerdeki niyetim genelde oraların hatırımda kalmasına yetecek görüntüler almak olur.

Lafı Açılmışken

Videocast programımın da tıpkı benim gibi sınırları pek belli değil. Sohbetleri belirli bir konuyla sınırlamaya çalışmıyorum. Bir konuda uzmanlaşmış, deneyim kazanmış ya da o konuya kafa yorup üzerine konuşacak kadar bilgi ve fikir edinmiş değerli konukları davet ediyor, onlara sorular soruyorum.

Araştırma merakım

Araştırmalarımı ve yazılarımı ise özellikle sona bıraktım çünkü onlar benim çıplak fotoğraflarım gibiler. İlk başlarda bir şeyi merak edip internette araştırarak, sonraları merak ettiğim konularda uzun videolar izleyerek merakımı gidereceğime inanmıştım. Ama fark ettim ki; her bir cevap birden fazla yeni soruyu doğuruyor. Dolayısıyla merakımı gidermek mümkün olmuyor. Hafızama çok güvenmediğimden bu araştırma hobimi daha sistematik bir düzlemde devam ettirmeye karar verdim.

Parçaları birleştirmek: Zettelkasten

Tarihî çağlar, önemli insanlar, bilimin farklı dalları, coğrafya, felsefe, dinler, sembolizm, etimoloji, teoriler... En başta dediğim gibi, parçaları birleştirmeyi severim. Dahası, bunu takıntı hâline getirmiş biriyim. Noktaları birleştirmek gitgide zorlaşırken bir araştırma yöntemi keşfettim: Zettelkasten. Bu yöntemle artık sadece ne yapacağımı değil; nasıl yapacağımı da biliyordum. Geriye kalan tek soru "Ne zaman" olacağıydı. Araştırmalarım ne zaman bitecek? Merakım ne zaman dinecek? Bunlar gibi sorulara yanıt vermek için bir an olsun düşünmedim.

Araştırmalarım üzerine bir not

Bu sayfada gördüğünüz araştırmalar ve yazılar hiçbir uzmanlık filtesinden geçmemiş, güvenilir kaynak olarak kabul edilmemesi gereken, tamamen şahsi merakım ve bunları bir araya getirip servis etme ihtiyacımından peyda olan dijital ayak izlerinden ibarettir.

Burada paylaştıklarım

İşte benim hakkımdaki her şey burada, tüm çıplaklığıla yer alıyor. Elbette özel hayatımdan arındırılmış halleriyle. Bir havalimanında ya da çocuğunuzun çıkış saatini beklediğiniz bir okul bahçesinde tanışacağınız bir yabancıyla konuşamayacağınız hiçbir şey yok. Yine de siz yeni tanıştığınız insanlara birden bire "Tarih, Sümer'den başlar." ya da "Başlangıçta hiçbir şey yoktu, yokluk da yoktu." demeyin.

Hoş geldiniz

Henüz tanışmadıysak hoş geldiniz, tanıştıysak memnun oldum, her hâlükârda iyi ki varsınız!